Tüm yazılar

Aile Hukuku

Boşanmada şiddete gösterilen tepki kusur sayılır mı?

Fiziksel şiddet karşısında verilen anlık tepkiler ve tepki niteliğindeki ağır sözler boşanma davasında eşit kusur veya tazminat engeli oluşturmaz.

Fiziksel şiddetle karşılaştığınız o ağır anda verilen anlık tepkiler, boşanma davasının seyrini ve mahkemenin taraflar hakkında vereceği kusur oranını baştan aşağı değiştirebilir. Yargıtay kararlarına göre haksız bir saldırıya uğrayan eşin gösterdiği fevri tepkiler ile sarf ettiği ağır sözler eşit kusur sayılmaz. Yaşanan eylemin hemen ardından verilen duygusal patlamalar, saldırıyı başlatan tarafın ağır kusurunu ortadan kaldırmaz. Adalet terazisi hassastır.

Saldırı karşısındaki tepki ile asıl eylem aynı kefeye konulabilir mi?

Dava sürecinde sıkça düşülen hatalardan biri, yaşanan olayları kronolojik sıra ve sebep-sonuç bağlamından koparmaktır. Karşı tarafın savunması, olay anında söylenen sert sözleri veya gösterilen tepkileri bağımsız birer hakaret gibi sunarak asıl şiddet eyleminin üzerini örtmeye çalışabilir. Yargıtay uygulaması ise olayın bütünlüğüne bakar. Şiddete maruz kalan kişinin duyduğu acı, korku veya yüksek infial haliyle sarf ettiği sözler haksız tahrik altında gerçekleştiği için tazminat hakkını ortadan kaldıran bir kusur sayılmaz. Sahada karşılaşılan bir tuzak, karakol tutanaklarındaki anlık ifadelere dayanarak panikle suçlamaları kabullenmektir. Dosyaya sunulan ilk beyanlar davanın omurgasını oluşturur. Yargılama giderleri ve nispi harç hesabı yapılırken, kusur oranları doğrudan maddi veya manevi tazminat miktarını belirler. Şiddet uygulayan tarafın o da bana bağırdı şeklindeki savunması, mahkemeler tarafından haklı bir gerekçe olarak kabul edilmez. Tepkinin ölçülü olup olmadığı değerlendirilirken olayın gelişimi ayrıntılı biçimde incelenir. Diğer bir tuzak ise olay anındaki tanıkların sadece son anı görmüş olabileceğidir. Yalnızca bağrışma anına tanık olan kişilerin anlatımı, şiddeti gizleyen bir tablo ortaya çıkarabilir. Hakikat saklanamaz.

Kusur belirlemesinde mahkemenin izlediği dengeleme çizgisi

Aile mahkemeleri kusur oranını belirlerken eylemlerin ağırlığını ve başlangıç sebebini tartmak zorundadır. Şiddet fiili ile buna verilen sesli tepki aynı tutulamaz. Dava açma süresi, olayın öğrenilmesinden itibaren başlayan bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Ayrıca her halde boşanma sebebinin doğumundan itibaren beş yıl geçmekle dava açma hakkının tamamen düşeceği kanuni düzenlemelerde açıkça yer almaktadır ve dikkate alınmalıdır. Mahkeme, hakkaniyet ilkesini uygularken eşlerin eylemlerindeki sebep-sonuç bağını koparırsa karar üst mahkemeden döner. Yargılama sırasında keşif ve bilirkişi incelemesi gibi aşamalar masraf yaratır. Davayı açan tarafın ilk celsede iddialarını somut delillerle desteklemesi gerekir. Üçüncü tuzak, şiddet belgelenmeden sadece tepki anının ses kaydı veya mesajla dosyaya girmesidir. Dikkatsizce sunulan bir mesaj kaydı mağduriyeti gölgeleyebilir. Süreç hassas yürütülmelidir.

Delil sunarken hak kaybına yol açan hamleler

Dava dilekçesine eklenen eksik tutanaklar hak arama hürriyetini kısıtlar. İki haftalık cevap süresi içinde sunulmayan deliller sonradan dosyaya dahil edilemeyebilir. Savunma yaparken olayların başlangıcını net vurgulayamamak seyrini olumsuz etkiler. Telafisi güç zararlar doğabilir.

  • Karakol ve hastane kayıtlarının eksiksiz istenmesi.
  • Tanıkların olayın öncesini bilip bilmediğinin netleştirilmesi.
  • Olay anındaki duygusal durumun adli raporla desteklenmesi.
  • Süreçteki yasal bildirimlerin iki haftalık süreye uygun yapılması.

Atılacak sonraki somut adım, şiddet anına ilişkin tutanak ve sağlık raporlarını eksiksiz toplayarak savunma kurgusunu haksız tahrik dengesi üzerine oturtmaktır.

Sık sorulan sorular

Şiddet gören eşin bağırması boşanma davasında kusur sayılır mı?

Fiziksel şiddete uğrayan eşin olay anında veya hemen sonrasında gösterdiği anlık tepkiler kusur olarak değerlendirilmez. Yargıtay, haksız bir eyleme verilen doğal ve duygusal tepkilerin, şiddeti uygulayan asıl kusurlu tarafın hukuki sorumluluğunu hiçbir şekilde ortadan kaldırmayacağını net biçimde kabul etmektedir. Bu nedenle anlık bağırmalar tazminat almayı engellemez.

Tazminat miktarını belirlerken kusur oranı nasıl etkili olur?

Tazminat hesabı tarafların kusur oranına göre şekillenir. Ağır kusurlu olan taraf diğer taraftan tazminat talep edemez. Daha az kusurlu veya kusursuz olan eş ise yaşadığı elem ve maddi kayıplar için uygun bir tazminat miktarına hak kazanır.

Haksız tahrik altında söylenen sözler delil olur mu?

Sözler dosyaya delil olarak girse dahi mahkeme bu sözlerin hangi şartlar altında söylendiğini araştırır. Şiddet ve ağır baskı altında sarf edilen ifadeler mahkeme tarafından haksız tahrik kapsamında değerlendirilerek kusur derecelendirmesinde hafifletici sebep sayılır veya tamamen kusur dışı bırakılır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2023/735 E. — 2025/239 K. (09.04.2025)

Yasal Uyarı: Bu içerikteki açıklamalar genel bilgi verme amaçlıdır ve hukuki görüş teşkil etmez. Herhangi bir hukuki adım atmadan veya karar vermeden önce, somut olayın özelliklerine göre alanında uzman bir hukukçudan profesyonel destek alınması önemle tavsiye edilir.

Görüşme

Somut durumunuzu birlikte ele alalım.

Yazılarımızda hukuki süreçlerin genel işleyişini açıklıyoruz. Dosyanıza ilişkin değerlendirme için belgelerin incelenmesi gerekir; bizi telefonla arayabilirsiniz.