Aile Hukuku
Biyolojik Babanın Yanlış Nüfus Kaydı Nasıl Düzeltilir?
Çocuğun kendisinden olmadığını bile bile nüfusa kaydettiren kişi, zamanaşımı veya hak düşürücü süreye takılmadan nüfus kaydının düzeltilmesi davası açabilir.
Elinize ulaşan nüfus kayıt tablosunda veya aile kütüğünde çocuğun babası olarak görünüyorsunuz. Yıllar önce durumu bildiğiniz halde farklı gerekçelerle resmi makamlara bu yönde beyanda bulundunuz. Şimdi bu yanlışlığın düzeltilmesini istiyorsunuz. Resmi kaydı sildirmek isteyenler genellikle doğrudan soybağının reddi yoluna gitmeye çalışır. Ancak hukuken yapılan ilk hamle budur ve çoğunlukla reddedilir. Çünkü biyolojik babası olmadığını bildiği çocuğu kendi çocuğuymuş gibi nüfusa kaydettiren kişinin başvurması gereken yol soybağının reddi değil, nüfus kaydının düzeltilmesi davasıdır.
Soybağının reddi davası ne zaman açılmaz?
Soybağının reddi, baba ile çocuk arasındaki evlilik içi babalık karinesinin çürütülmesi amacını taşır. Türk Medeni Kanunu uyarınca, evlilik birliği devam ederken veya evliliğin sona ermesinden itibaren üç yüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır. Koca, çocuğun kendisinden olmadığını sonradan öğrendiğinde bu karineyi çürütmek için kanunda öngörülen hak düşürücü süreler içinde dava açar. Burada anahtar unsur, babanın doğum anında veya soybağının kurulduğu sırada biyolojik gerçeklikten tamamen habersiz olmasıdır. Oysa kişi, çocuğun biyolojik babası olmadığını başından beri bildiği halde resmi memura gerçeğe aykırı beyanda bulunarak çocuğu kendi üzerine geçirdiyse durum değişir. Bu eylem bir babalık karinesinin çürütülmesi talebi niteliğinde görülemez. Ortada idari bir kaydın sahte veya yanlış oluşturulması durumu mevcuttur. Aile mahkemeleri, biyolojik gerçekliği bilerek kayıt yaptıran kişilerin açtığı soybağının reddi davalarında görevsizlik veya red kararı verir. Karinenin bulunmadığı, yalnızca usulsüz bir nüfus tescilinin yer aldığı bu tür olaylarda Türk Medeni Kanunundaki bir yıllık hak düşürücü süreler uygulanmaz. Karşı tarafın savunmalarında sıklıkla öne sürülen hak düşürücü süre itirazı bu sebeple boşa çıkar. Dava açan taraf, herhangi bir zaman sınırına takılmadan gerçeğin tespiti için iddiada bulunabilir. Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında mahkeme, biyolojik bağın bulunup bulunmadığını incelemek amacıyla DNA incelemesi yaptırır. Bilirkişi incelemesi neticesinde genetik bağın bulunmadığı tespit edilirse yanlış tescil iptal edilerek kayıt düzeltilir.
Biyolojik babalık ile resmi kayıt uyuşmadığında usul değişir
Resmi beyanın gerçeğe aykırı yapılması hallerinde davaya bakmakla görevli mahkeme Aile Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesidir. Görevli mahkemenin yanlış seçilmesi, yargılamanın aylar boyunca uzamasına ve usulden reddedilerek dosyanın yetkili yere gönderilmesine neden olur. Davacı taraf, dava dilekçesinde soybağının reddi terimini kullansa dahi hakim hukuki nitelendirmeyi kendisi yapmakla yükümlüdür. Hakimin görevi, sunulan vakıaların idari tescilin düzeltilmesi talebi olduğunu saptamaktır. Nüfus Müdürlüğü bu davalarda zorunlu taraf olarak yer alır. Mahkeme yalnızca tarafların kabul beyanıyla yetinmez; konu kamu düzenini ilgilendirdiği için re'sen araştırma ilkesini işletir. Adli Tıp Kurumu veya yetkili sağlık kuruluşlarından alınacak DNA raporu, dosyadaki temel kanıttır. Nüfus idaresine karşı açılan bu davada tanık beyanları tek başına yeterli görülmez. Bilirkişi incelemesinden elde edilecek genetik tespitle kaydın silinmesine karar verilir.
Dava türünü yanlış seçmek zaman ve hak kaybına yol açar
Miras hakkından tazminat yükümlülüklerine kadar pek çok hukuki sonuç doğrudan bu tescilin akıbetine bağlıdır. Gerçek dışı beyanla açılan kaydın silinmesi sürecinde yargılama giderleri, bilirkişi ücretleri ve keşif masrafları davayı açan tarafa yükletilebilir. Biyolojik baba olmadığını bilerek tescil ettiren kişi, usulsüz tescil nedeniyle idari veya cezai sorumluluk riskleriyle de karşılaşabilir. Dava sürecinde kaydın silinmesi isteminin yanında babalık tespiti ya da nafaka gibi yan talepler varsa görevli mahkeme ayrımı daha da kritik hale gelir. Doğru hukuki nitelendirme yapılmadan açılan davalar, haklı olsanız dahi usul kurallarına takılarak zaman kaybetmenize yol açar. Bir sonraki adımda mevcut kaydın niteliğini belirleyip Asliye Hukuk Mahkemesine başvurarak DNA incelemesi talep etmek gerekir.
Sık sorulan sorular
Nüfus kaydının düzeltilmesi davasında zamanaşımı süresi var mıdır?
Hayır, nüfus kaydının düzeltilmesi davasında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmaz. Kamu düzenini ilgilendiren bu davalar her zaman açılabilir.
Çocuğun biyolojik babası olmadığını bilen kişi hangi mahkemeye başvurmalıdır?
Biyolojik baba olmadığını bilerek yanlış beyanla kayıt yaptıran kişi Asliye Hukuk Mahkemesinde nüfus kaydının düzeltilmesi davası açmalıdır.
Dava sürecinde DNA testi yaptırılması zorunlu midir?
Evet, mahkeme kamu düzenini ilgilendiren bu süreçte iddiaları kanıtlamak için adli tıp birimlerinden DNA raporu alınmasını zorunlu tutar.
Soybağının reddi davası ile nüfus kaydının düzeltilmesi arasındaki fark nedir?
Soybağının reddi evlilik içi karinenin çürütülmesini sağlarken, nüfus kaydının düzeltilmesi bilerek yapılan yanlış idari tescilin gerçeğe uygun hale getirilmesini sağlar.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Yasal Uyarı: Bu içerikteki açıklamalar genel bilgi verme amaçlıdır ve hukuki görüş teşkil etmez. Herhangi bir hukuki adım atmadan veya karar vermeden önce, somut olayın özelliklerine göre alanında uzman bir hukukçudan profesyonel destek alınması önemle tavsiye edilir.
Görüşme
Somut durumunuzu birlikte ele alalım.
Yazılarımızda hukuki süreçlerin genel işleyişini açıklıyoruz. Dosyanıza ilişkin değerlendirme için belgelerin incelenmesi gerekir; bizi telefonla arayabilirsiniz.
